Ahmet Akar 23 Takipçi | 15 Takip
Kategorilerim

Din

Eğitim

Diğer İçeriklerim (736)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (23)
01 01 2009

SOHBET DÜNYASI - 25 - ŞÜKÜR VE ŞÜKÜRSÜZLÜK.




         Allah’ın kulundan dilediği bir şükürdür. Çok şükür yâ Rabbi. Şükür: Cenab-ı Hakk’a teşekkürdür. Onu da çok görüp şükrü unutanlar çoktur.

 

         Şükrü unutanlar zahmet çekerler. Dünyada yaşadıkları günleri zehir dolu geçer.Gelen günleri geçen günlerinden parlak olmaz. Şükrü olmayan kimsenin her gelen günü daha ağır, daha berbat gelir. Dünya şimdi bir sıkıntı içerisindedir ve dünyanın sıkıntı içerisinde oluşu, üzerinde dolaştırdığı ademoğlunun sıkıntısıdır. Dünya üzerinde dolaşan ademoğlu nankörlük yaptığı ve ya şükür yapmadığı veya Allah’ın nimetine küfrettiği vakitte bu küfür insanın hayatına biraz daha zehir döker. Onun için onların gelen günleri geçen günlerinden daha zehirlidir.

 

         - Nasıl olur şeyh efendi, o kadınlar ve erkekler hergün yeni takım elbiseler giydikleri halde onların hayatı nasıl zor olur, bu tasavvur edilir?

 

         - Her parası olan rahat mı?

 

         Rahat değil, parası artsada hayatının tadı olmaz. İnsanoğlunun problemleri parasının artmasıyla çözülmez, huzurlu olamaz. İşin başı şükürdür. Cenâb-ı Hakk’ın kulundan beklediği, özlediği, istediği kulun şükretmesidir. Şükür yâ Rab dersen Allah râzı olur. Şükrü aklınıza getirmezseniz Allah sizden râzı olmaz;

 

 

         “Nankör kul! Hesapsız nimetlerime karşı Bana Yâ Rab şükür demedi.”

 

         İnsan taşınmayacak derecede mal mülk biriktirebilir. Bu Lefke kasabası bütünüyle senin olsa ve dışarıya gidecek olsan tayyareye binerken yirmi kilodan fazla yanına alamazsın. Mesele; getirdiğin mal, taşınmaz maldır. Mal varlığın adına yazılmış görünür ve aslında senin değildir.

 

         Yığın yüklenen adamların haddi hesabı yok, madem taşınmaz, burada elin ayağın yerindeyken taşıyamıyorsun, seni mezara yatırdıkları vakitte, mezarlıkta kabrinde neyi taşıyacaksın?Taşınmaz maldı, sen öldükten sonra senin namından silinir, mirasyedinin namına yazılır biter. Dünyanın hepsini sen almış olsan, dünyadan çıkarayak taşınır taşınmaz bütün mallar elinden alınır ve derler ki;

 

         - Bu mirasçılarınındır!

 

         Onlarda ibret alıp, bizim atamız babamız bunu biriktirdi, malına mal diyemeden miras oldu demezler. Mirasa konduktan sonra tekrar babası gelse artık oğlu ona malı vermez.

 

         Bu sohbeti  teşekkürden şükürden açtılar. Şükreden kimse Allah’ını hoşnud eder. Şükretmeyen kimsenin dünya hayatı zehir olur. Ahiretteki hayatı zaten o da zehir olacaktır.

 

         Demek ki şükürsüz mal insanın başına belâdır, şükürlü mal insana yarar. İnsan malını öbür dünyaya gönderemez ama malına karşılık şükrünü göndedebilir. O zaman Cenâb-ı Allah beka mülkünden verir.

 

         Beka mülkü sonsuzluk âlemlerindedir, ona elinden çıkmayacak ahiret mülkü verilir. Beka; bekadır kaybolması, zayi olması, el değiştirmesi yoktur.

 

         Hangi nimete şükredersen Cenâb-ı Allah senin adına  öbür dünyaya naklettirir. Şükretmiyorsa ahiretteki hesabı boş kalır, bu taraftada dünyadan çıkarken zaten elinden gidecek ve öylece kalacaktır.

 

         İnsanlık şiarı Cenâb-ı Allah’a şükürdür. Cenab-ı Allah’a şükürü unutan, insanlığını unutmuş demektir. Böyle kimseler insan sûreti gösterse de hakikatte insan değildir, belki insan sûreti giymiş şeytandır. Çünkü şeytan Cenâb-ı Hakk’ın ona vermiş olduğu hesapsız nimetlere şükretmeyip nankörlük yapmıştı. Demek ki Allah’ın verdiği nimete şükretmeyen kimse; insan sûretinde şeytandır. 

        

         Allah şeytana uydurmasın nefsin eline de bizi bırakmasın diye dua etmeliyiz çünkü nefis eline kalan insan şeytanla beraber olur ve şeytanın emrettiklerini yapar. Allah’ın emrettiklerinin hiçbirisini yapmaz ama şeytanın söylediğini emir telakki eder emrin başım üstüne der.             

        

         Şeytandan uzak dur, durmazsan sende onlardan olursun.

         Bu dünyaya milyonlarca insan gelip geçmiştir ve hepsinin sicili mevcuttur. Sicillerimiz kıyamet gününde açılacaktır ve iyimi-kötümü diye bakılacaktır.

        

         Semadakilerin tuttuğu sicil başka, yeryüzündekilerin tuttuğu sicil başkadır. Yeryüzündeki sicil dünyadan gidinceye kadar seni aldatır, ancak semadaki sicilin dünyadan giderayak açılır. Dünyadaki sicil sahtedir. Asıl sicil semanın sicilidir. Dünyada âmir olsun, öğrenci, asker olsun herkes sicilinin karalanmasını istemez lâkin âhiret sicilini kimsenin düşündüğü yok malesef. Dünyadan gider ayak buradaki sicil kapanınca, öbür sicile hemen bakılacaktır;

         Günbe gün açılan,

         Aydan aya açılan,

         Yıldan yıla yazılan,

         Bir de ömür boyu sicil vardır ki biz orada ömür boyu sicili göreceğiz!

 

         Semadaki sicile göre sema kapıları sana ya açılacak ya kapanacaktır.

 

         Sınır girişlerinde, polis gelen yolcunun sicilini kontrol eder. Gelen adam şerlimi, aranan birimi, iyimi, kötümü diye bakar ve bir terslik görürse;

         - Dur, sen giremezsin! diyebilir.

 

         Âhirette, insanın ruhu kabzolunduktan sonra semayı arar.    Birinci semanın melâikesi, Azrâil as’a sual eder;

 

         - Kimin ruhudur?

         - Filân kimse.

         - Bu kul buraya giremez. Buna bu kapı açılmaz çünkü sicili bozuktur, Bu kul buradan öteye geçemez, Allah’ı tanımayan Allah’a secdesi olmayan bir şeytandır geri tepip savurun.

         Oradan savrulur içeriye bırakılmaz.

 

         Ama mümin bir kimsenin ruhu kabzolunduğunda, birinci göğün melaikesi, filan oğlu filandır diye tarifini yaptığında bakılır;

 

         - Semadaki sicili temizdir kapıyı açın. Denir.

 

         Bu gün bize de gelecektir. Bizimde ruhumuzu Azrâil as. beraberine alıp semaya ulaştıracaktır. Sen sen ol oraya varıpta oradan aşağı atılanlardan olma. Öbür dünyada para verip içeri geçemezsin, altın, bağ, bahçe hatta bütün dünya servetlerini versen geçemezsin. Sicilimiz temiz sicil sahiplerinden olsun diye Allah’a sığınırız.

        

         Sicili temiz olanlar ileriye varır, kapılar açılır, yeni rütbesi neyse o makamdan Allah’ı, Resulûllah s.a.v’i, Evliyâullahı, kendi şeyhini, gideceği cennetleri seyreder. İş şükürdedir. Şükrettiysen ismin silinmez, sicilin temiz kalır.

 

         Allah bizi kötü âkibetten saklasın, sonumuz iyi gelsin. İnsanın hayatında dalgalanma olabilir, insan düşer kalkar lâkin sonunda nasıl çıkacağı mühimdir. Peygamber a.s’ın dediği gibi; son gürlüğü denen temiz günler bize nasip eylesin ki,o günlerde sicilimiz temize çıkarılsın, ilâhi dîvana kabul olalım, oradan aşağıya tekmelenmeyelim.

        

         Yâ Rabbi bize affınla muamele buyur ve cennetlerine koy, Yâ Rabbi biz senin kulunuz habibinin ümmetleriyiz.


Not: Ş.Nazım Kıbrısi Hz. Sohbetlerinden 

524
0
0
Yorum Yaz